top of page

Annemsiz Geçen İlk Anneler Günüm

Saçının teline kıyamadığım anneciğim,

Bugün sensiz geçen ilk anneler günüm. Yıllar öncesini hatırlıyorum. İlk anneler gününü. Küçük bir kız çocuğu idim. Bir sabah kalktığım çok güzel bir kahvaltı sofrası ile uyandım. Her zamankinden daha özenli bir sofra. Dedim ki kendi kendime, bugün her günden farklı. Annem "Bugün anneler günü. Benim için bir hediye verebilirsin." Abimle ben bunun üzerine düşünmeye başladık. Şehir merkezinden çok uzakta bir köyde anneler için en güzel hediyenin ne olacağını eminim tahmin etmişsinizdir. Abimle birlikte bahçeyi dolaştık, pembe mis kokulu güllerden topladık. Annemin yanına gittik. "Anneciğim, anneler günün kutlu olsun." dedik. Annem bize sarıldı, öptü. O günden sonra anneler gününü her yıl kutlamaya devam ettik.

Çok değil. Daha geçen yıl kahve makinası alıp eşim ve çocuklarla seni ziyarete gittik. Kahve makinası bahane. Annemle tadına doyamadığımız kahve keyiflerini törpülemekti asıl amacım. Annelere verilen her hediye sembolik. İster bir çiçek, ister pahalı bir eşya. Anneler hangi hediye olursa olsun hep mutlu oluyor. Her hediyeyi seviyor.

Bu yıl anneler gününe az bir zaman kala seni toprağa vermek bir evlat için en büyük acılardan olsa gerek. Ciğeri yanıyor insanın. Kalbinin kıyısına bir taş oturmuş da kalbin her attığında yüreğin acıyor. Su dahi yutamazken, nefes alıp verirken ciğeri sökülüyor. Dehşet veren bu acı biraz olsun dinsin diye dua ediyorsun. Özlemle kavrulurken dua ediyorsun . Yattığı yerde huzurlu olduğunu düşünmek biraz olsun serinletiyor. Seni toprağa verdiğimde o gece nasıl sabah olacak diye kahrolmuştum. Şimdi ise günler geçiyor.

Anneler günü geldi çattı. Ben elimde çocukluğumda topladığım güllere benzer çiçeklerle ziyarete geldim seni. Kendimi yıllar öncesi o küçük kız çocuğu hissediyorum. "Anneler günün kutlu olsun, anne." dedim. Ne dokunabildim sana, ne de sarılabildim. Çiçekleri toprağının üzerine bıraktım. Saçının teline kıyamadığım annem, anneeeemmm. Şimdi toprağın altındasın. Biliyorum bana gülümsüyorsun. Çünkü sen hep gülümseyen bir anneydin. Ve hiç kimseye "keşke benim annem olsaydın" dedirtmedin.

Bir evlat olarak hakkım var ise "Helal olsun. Rabbim senin yanında olsun."

Toprağına dokunuyorum, toprağını öpüyorum. Sanki bu topraklar senin ellerin. Bu topraklar anne kokuyor, annem kokuyor, sen kokuyorsun.

Toprağından ayrılamıyorum. Bir parça avuçlarıma alıyorum. Öpüyorum toprağını, kokluyorum. Çantama koyuyorum. Seni hep yanımda hissediyorum.

28 görüntüleme0 yorum

Comments


Yazı: Blog2 Post
bottom of page